Arap Karameleği
Hipparchia pisidice / Pisidian Grayling
Bu türe ait fotoğraf henüz üyelerimiz tarafından yüklenmemiştir.
Türkiye Dinamik İl Dağılım Haritası
Saha Çekim Tarihlerine Göre Uçuş Zamanı Grafiği
Sistematik
Kırmızı El Kitabı Koruma Statüsü
Tehdide Yakın (Near Threatened)
Şu an tehlikede olmasa da yakın gelecekte koruma statüsünün değişme riski yüksektir.
Editör
İrfan Demirel / Uşak
Genel Tanım
Arap Karameleği (Hipparchia pisidice), Nymphalidae (Fırçaayaklılar) familyasının Satyrinae (Çayırgüzelleri) alt familyasına ait; Levant, Kıbrıs ve Anadolu coğrafyasının en kurak, sarp ve dik kalker yamaçlarına, kanyon duvarlarına ve çorak taşlık meralarına adapte olmuş, biyocoğrafik değeri son derece yüksek görkemli bir elementtir.
Hipparchia (Karamelekler) cinsinin o iri, kayaç ekosistemlerine ve taş dokularına kusursuz uyum sağlayan mukavemetli anatomi yapısını taşıyan bu nadide takson; adını güneybatı Anadolu’nun kadim bölgesi Pisidya (Pisidia) coğrafyasından alır. Kanat üstündeki derin, isli koyu kahverengi kontrastı, ön kanatta parıldayan pencereli iri göz lekeleri ve kserofil buğdaygillere adanmış yaşam döngüsüyle kelebekler.com.tr veri yapımızın en seçkin Akdeniz-Toros ekosistem indikatörlerinden birini oluşturur.
Taksonomi ve Bölgesel Değeri
- Bilimsel Adı: Hipparchia pisidice (Klug, 1832) – 19. yüzyılın başlarında Alman doğa bilimci Johann Christoph Friedrich Klug tarafından Doğu Akdeniz ve Levant (Suriye/Lübnan) bölgesinin kurak platolarından toplanan tip örnekler üzerinden tanımlanarak dünya doğa tarihine bir miras olarak kazandırılmıştır.
- Dar Coğrafi Yayılış ve Relikt Karakter: Batı, Orta ve Kuzey Avrupa ovalarında veya nemli Karadeniz sahil ormanlarında kesinlikle bulunmaz. Küresel ölçekteki popülasyon silsilesi Doğu Akdeniz (Türkiye'nin güney şeritleri), Kıbrıs adası ve Levant şeritlerinin sarp kayalık meralarına sıkışmış kalıntı (relikt) dar alanlı bir taksondur. Bu yüzden platformumuzun global biyoçeşitlilik endeksinde ağırlığı muazzam yüksektir.
Morfolojik Tanım ve Ayırıcı Teşhis Kriterleri
- Kanat Açıklığı: Genellikle 54–62 mm arasında değişen oldukça iri ve heybetli bir cüsseye sahiptir. Karasal ve Akdeniz geçiş ikliminin kavurucu yaz sıcağında, sarp kaya duvarları ve dik şevler arasında rüzgara karşı pullarına zarar gelmeden olağanüstü sert, patlayıcı ve güçlü uçuşlar yapabilecek çok kalın bir göğüs (toraks) kas mimarisi barındırır.
- Teşhis Kriterleri (Kanat Üstü ve Altı):
- Kanat Üstündeki İs ve Koyu Kahve Kontrastı: Erkek ve dişi bireylerin kanat üst yüzeyleri derin, kadifemsi bir koyu esmer / isli toprak kahverengisi zemin rengine sahiptir. Ön ve arka kanat kenarları boyunca uzanan postdiskal alandaki açık renkli şeritler oldukça dumanlı, dar ve soluktur.
- Ön Kanat Üstü Göz Lekeleri (Altın Kural): Ön kanat üst yüzeyinde, içi narin saf beyaz pupil (göz bebeği) barındıran iki adet yuvarlak kömür karası iri göz lekesi (ocelli) yer alır. Bu göz lekeleri, kurak taşlar üzerinde güneşlenirken avcı kuşları gövdeden uzak tutmak için evrimleşmiş kusursuz birer optik kalkandır. Dişilerde bu göz lekelerinin etrafını saran alanlar çok daha belirgin ve geniştir.
- Alt Yüzeydeki Kusursuz Taş Kamuflajı: Arka kanat alt yüzeyi üstteki o amorf kontrastı tamamen reddeder; çıplak kireçtaşları, volkanik çakıllar ve likenli kaya dokusuyla tam uyumlu boz-gri, dumanlı fildişi ve kahverengi ince çizgilerden oluşan karmaşık, ebru desenli (marmorated) dumanlı bir grafik yapı sergiler. Kanat altında net beyaz bir kama bandı barındırmaz; oldukça homojen ve taşsıdır. Dik bir kalker duvarına veya kurak toprağın üzerine konup kanatlarını sımsıkı kapattığı anda saliseler içinde görünmez olur. Saçaklar narin şekilde damalı siyah-beyazdır.
Habitat, Davranış ve Kserofil Karakter
- Yaşam Alanı Tercihi: Ekolojik istekleri (valansı) dar, ekstrem ve doğrudan kireçtaşlı (kalkerli) sarp kayaç vejetasyonuna endeksli olan mutlak bir kserofil (kurakçıl) dağ, kanyon ve uçurum uzmanıdır. Yoğun nemli sahil orman kuşaklarından tamamen kaçarak dağların en karasal şeritlerine sığınmıştır. Genellikle 400 metreden başlayıp 1800 metre irtifaya kadar uzanan:
- Çorak, çıplak kireçtaşlı sarp dağ yamaçları, dik kalker duvarları, devasa kanyon çeperleri, kuru kayalık vadiler,
- Maki ve frigana alanlarının içindeki taşlık, çakıllı ve rüzgara açık meralar temel habitatıdır.
- Davranış ve Kayaç Çeperlerine Sımsıkı Tutunma Mekanizması: Arap Karameleği havada asla süzülmez. Yer seviyesine veya kaya yüzeyine oldukça yakın, adeta bir mermi gibi inanılmaz derecede hızlı, keskin, ani ve patlayıcı uçuşlar sergilerler. Territorial (bölgeci) davranışı en agresif olan taksonlardandır; dik bir taşın veya kanyon duvarının üzerine konarak bölgesini korur ve oradan geçen diğer kelebekleri titreşimli hızlı dalışlarla kovar. Kaya yüzeylerine konduğunda kanatlarını asla açık bırakmaz, sımsıkı kapatır. Sabah saatlerinde vücut ısılarını yükseltmek için gövdelerini yana doğru pürüzsüzce yatırarak kanat altlarını güneşe dik açıyla konumlandırırlar (lateral heliotermi).
- Yaz Uykulu Univoltin Döngü (Estivasyon Fenolojisi): Akdeniz ve dağ vejetasyonunun karasal yaz kuraklığıyla tamamen kurumasına endeksli olarak ülkemizde yılda tek bir kuşak (univoltin) geliştirirler. Ergin bireyler Mayıs sonu / Haziran başında pupadan çıkarlar. Yazın o kavurucu, Temmuz-Ağustos sıcaklarından korunmak için sarp kaya çatlaklarına, yoğun gölgeli meşeliklerin tabanına veya mağara girişlerine sığınarak estivasyona (yaz uykusuna) yatarlar. Sentetik aktivitelerini yavaşlatırlar. Sonbahar yağmurlarıyla beraber (Eylül sonu/Ekim) tekrar uykudan uyanıp çiftleşir ve yumurta bırakırlar.
Beslenme ve Yaşam Döngüsü
- Larval Konukçu Bitkileri: Tırtılları çorak meralarda ve taşlık yamaçlarda can kalan, zorlu iklim şartlarına dayanıklı sert yapraklı otsu Poaceae elemanlarına mutlak bağımlıdır. Yegane ve zorunlu konukçuları: Poaceae (Buğdaygiller) familyasından yüksek meralarda ve kaya çatlaklarında boy veren kurakçıl Festuca (Yumak otu türleri), Bromus (Brom otu), Stipa (Sorguç otu) ve Poa (Salkım otu) topluluklarının sert yaprak dokularıdır.
- Gelişim ve Kriptik Tırtıl Mimarisi: Dişiler sonbahar uyanışından sonra narin, basık kubbe şeklindeki boyuna çizgili fildişi-beyaz yumurtalarını doğrudan yabani buğdaygil otlarının sararmış saplarına veya dik kaya çatlaklarındaki ot tabanlarına tek tek bırakırlar. Yumurtadan çıkan minik tırtıllar, gövde renkleri sayesinde bitki üzerinde olağanüstü kamufle olurlar. Tırtılları Satyrinae anatomisine has silindirik, arkaya doğru narin şekilde daralan ve abdomen ucu çatallı (iki uçlu) bir kuyruk yapısı barındıran gri-yeşil / soluk toprak rengi bir gövde mimarisine sahiptir. Gündüzleri ot tabanında gizlenir, gece karanlığında beslenirler. Kışı larva (tırtıl) evresinde, otların kök boğazına yakın tabanda ağır bir kış hibernasyonu (kış uykusu) altında geçirirler. Baharda beslenmesini tamamlayıp, nisan sonunda ot saplarının tabanında gevşek bir koza içinde narin bir pupaya dönüşürler.
Dağılım ve Korunma Statüsü
- Türkiye Dağılışı (Torosların ve Güney Vadilerinin İmzası): Anadolu coğrafyasının dağ ve kanyon ekosistemlerinin biyocoğrafik köklülüğünü ve zenginliğini gösteren en karakteristik Satyrinae elemanlarındandır. Ülkemizde yayılışı tamamen güney şeritlerine, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu karasal geçiş vadileri ile Toroslar silsilesinin iç ve güney yamaçlarına kilitlenmiştir. Özellikle Antalya, Isparta, Burdur, Mersin, Adana, Hatay, Gaziantep, Mardin, Siirt ve Şırnak’ın sarp kayalık tepelerinde ve kanyon hatlarında lokal ama kararlı popülasyonları mevcuttur. Batı Ege, Marmara ve nemli Karadeniz sahil şeritlerinde popülasyon tamamen sıfırlanır.
- IUCN Kırmızı Liste Statüsü ve Tehdit Faktörleri: Parçalı, izole ve dar kanyon-kayaç habitat yapısı nedeniyle ulusal düzeyde ekolojik değeri, nadirliği ve koruma/izleme önceliği son derece yüksek olan imza türlerdendir.
- Yaşam döngüsü el değmemiş sarp uçurum ekosistemlerine ve buralardaki poaceae örtüsüne bağlı olduğu için habitat müdahalelerine karşı olağanüstü hassastır. En büyük başat tehditler, kireçtaşlı yüksek dağlık şevlerde ve kanyon çeperlerinde açılan kontrolsüz taş ocakları, kalker ve mermer ocakları faaliyetleri (yamaçların dinamitlerle patlatılması), her yaz yaşanan yıkıcı Akdeniz maki yangınları ile izole dağ şeritlerinde icra edilen aşırı ve kontrolsüz keçi otlatma baskısıdır (hayvanların ot örtüsünü tabandan ezerek parça pinçik etmesi ve tırtıl/pupaları ezmesi). Platformumuz bu benzersiz kanyon devlerinin doğal kayaç habitatlarının koruma bantlarıyla mutlak güvenceye alınmasını asaletle savunmaktadır.
Yaşam Alanı
Sıcak ve kurak iklimli kalkerli kayalıklar, taşlık yamaçlar, kanyonlar, seyrek çam veya meşe açıklıkları ile dik uçurum kenarları. Genellikle deniz seviyesinden 400 ila 2000 metre yüksekliklerde yayılış gösterir.
Konukçu Bitkiler
Poaceae (Buğdaygiller) familyasından kurakçıl otsu bitkiler, özellikle Poa (Salkım otu) ve Festuca (Yumak otu) türleri.
Türkiye Dağılımı
Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri başta olmak üzere güney illerimizde (Antalya, Hatay, Gaziantep, Kahramanmaraş, Mardin, Şırnak, Siirt, Hakkari) lokal populasyonlar halinde gözlenir.
Bilimsel Kaynakça
Tehlike Kategorileri & Kırmızı Kitap
Türün küresel nesli tehlike statüsü ve koruma kararları IUCN Red List verileriyle senkronize edilmiştir.
Taksonomik İsimlendirme
Bilimsel Latince isimlendirmeler, sinonimler ve kabile hiyerarşisi The Global Lepidoptera Names Index esas alınarak tescillenmiştir.
Coğrafi Dağılım Matrisi
Türlerin Palearktik bölge ve dünya üzerindeki koordinatlı haritalama alt yapısı GBIF açık bilim ağından beslenmektedir.
Avrupa Fauna Standartları
Bölgesel popülasyon kayıtları ve göç rotası modellemelerinde Fauna Europaea referans alınmıştır.
Saha Gözlemleri
Tümünü Gör →Henüz saha gözlemi eklenmemiş.